Keşke derdimiz akşam eve dönünce dermanını bulacağımızı bildiğimiz bir şey olsaydı. Çok çalışırsak kurtuluruz diyeceğimiz bir şey olsaydı. Uyuyup uyanınca biteceğini bilseydik. Ayrıldığımız yerlerde kalsaydı, bizle gelmeseydi her yere. İçimizi çürüte çürüte büyümeseydi her gün. Derdimizi unutmak için oyunlar uydurmak zorunda kalmasaydık. İçimizden geleni içimizden geldiğinde söyleyebilsek, olmak istediğimiz yere sırtımızdaki küfeyi indirip de gidebilseydik. Ama öyle değil işte.