.
ne yapsam dünyayı neresinden tutup tepetaklak etsem de karıştırsam kurulu düzenleri, muktedirleri, asırlardır aynı şehirde yaşayanları hakikati anlamak için restorasyonla ayakta tuttukları sütunları övenleri, seni hep burada bulmak bana huzur veriyor diyen huzuryiyicileri ‘ben yokum’ sazda, sözde, neşede, elini tutup üstünü örterim, kütüphanelerden korkumun sebebi de bunca kitab neyi değiştirmiş okuyanda bu kafa, okumayan şefik ağabey’in helâl lokma mücadelesi, -bunu bana kardeşim demişti - okuyanın oyunları -bir ümmi gibi dolanıyorum ortalıkta- gerisini bilirsin. hâlimi biliyorsun. - canını canıma alırım ki - o ânın hikmetini diyil de mesela kariyerinin bilmem hangi kademesini düşünen sanatsevicilerini. hepsinin kütüphanesi var benim de bavullarım. hayatım bir bavula sığıyor, kitaplığım yok.
bi dakka bi dakka peki neden hâlâ ordasın? neden kurtulmuyorsun. çünkü buradayım. burada. ‘kalbin ilmini yap’ zikriyle dolanıyorum sokaklarda ve ‘sadece senin’ yürüdüğün yerlerde. ayağım ayak izine belki değer diye. evet.
bak bunlarla uğraşıyorum, çoksevdiğim bi’ filmde demişti ya kız ‘dünyayı hukukla kurtaramayacağımı anlayınca ben de bari kurabiyeyle kurtarıyım’ böyle şeyler, bak bunlarla uğraşıyorum, oysa ‘sadece senin olmak’, ki bu şarkıyı da söyleyeni de ve diğer şarkılarını da çok iyi biliyorsun.