“sana beni etkileyen birinden bahsetmek istiyorum: jacqueline du pre’den. bu hanım çok başarılı bir çellist. videolarını youtube’dan izleyebilirsin.. orada göreceksin hem icrasının büyüleyiciliğini hem de neşesini.. ancak jacqueline genç yaşında, sanırım 28, hastalanıyor ve bir daha çello çalamaz hale geliyor.. bu hastalığıyla 15 sene yaşıyor ve ölüyor.. burada çok kuru bir dille anlattığım hadise beni derinden etkiledi.. videolarını izlerken neşeli tavırları, enstrümanını konuşturması insanın üzerinde çok olumlu bir enerji yaratıyor.. daha sonra hasta haliyle verdiği bir ropörtaja baktığımda aynı insanı görüyordum ama bambaşka bir hâle büründüm. çok dramatik ama gerçek.. bir an varlığı ışıldıyor başka bir an varlığı ışığını..
hem şu üç günlük dünyada sen nerelerdesin? neler yapmaktasın?”
diye sordu. ona hâlimi anlatmak için ‘eh işte, buralardayım, dünyanın işiyle uğraşıyorum, senden naber’ demektense, ses etmeden yoksulların ve şairlerin üçüncü kitabının yetmişten yetmişbeşinci sayfaya kadar olan bölümünü hediye etmek isterdim.