.
vecd, vücud, mevcud, insanın içinde bulduğu şey: vicdan. ‘üflenen nefes’in insan ruhundaki tezahürü. onu muhafaza etmek, onu daha da güzelleştirecek şeyleri aramakla, bu yolda yorulmakla sınanmış, insan. ve bir de ‘orada bozgunculuk edecek ve kan dökecek biri’.
gececiler yeni uyumuş gündüzcüler henüz uyanmamışken, uykudan daha hayırlı bir şey için gözlerimizi açtığımızda, hepimize söylememiş miydin sen, hepimize seslenmiştin hani ve hepimiz söz vermiştik, sana döneceğimize dair. peki nasıl kaldığı yerden devam edebiliyor insan, nasıl hayret etmiyor, nasıl tekrar acıkıyor/gülüyor. çünkü aciz. çünkü hayvan. bütün bu aptallık sadece ‘yaradılış’ın o saf halini idrakle durabilir belki. acaba ‘tanrı parçacığı’nı o yüzden mi arıyorlar. ki sen her şeyi en güzel biçimiyle yarattın ve tamamlarsın ama bak şu silahlı kötü adamlar sesine inanmıyorlar.